rezervasyonRezervasyon Online Check-In

Online Check-In
Rezervasyon

Ziyaret Edilecek Yerler

ANTALYA KALEİÇİ - Tarihçe

Eşsiz bir miras: Antalya Kaleiçi tarihçesi

Türkiye’nin turizm başkenti Antalya, doğanın, tarihin ve kültürel değerlerin muhteşem bir birleşimini, kendine özgü atmosferinde ziyaretçilerinin gözleri önüne seriyor. Antalya şehir merkezi, kendi başına göz kamaştıran bir destinasyon… Özellikle tarih, sanat ve eğlencenin kalbi Kaleiçi’nden mutlaka bahsetmek gerekiyor. Antalya Kaleiçi tarihçesi ile ayrıca ilgi çekici… Peki siz daha önce Antalya Kaleiçi tarihçesi hakkında neler duydunuz?

Antalya Kaleiçi tarihçesi ile ilgili bilgilere geçmeden önce, Antalya’da yerleşimlerin başlangıcına gidelim. Şehir, Bergama Krallığı’nın hükümdarı II.Attalos tarafından kurulmuş ve bugünkü adı da Attelia adından gelmiştir. Romalıların topraklarına katılan Attelia, M.Ö 133 yılında bağımsız bir kent iken, M.S 130’da Roma İmparatoru Hadrianus’un kentin gelişimini sağlamasına kadar önemli bir liman kenti olarak, üs olarak kullanılmıştır. Antalya’nın ilk gelişim süreci Hadrianus ile başlasa da kent, Türklerin himayesine girdikten sonra modernleşme yolunda ilerlemiştir. Bugün, Kral Hadrianus’un adı, Kaleiçi’ne görkemli bir giriş yapmanızı sağlayan ve tarihte büyülü bir yolculuk yaparken ilk adımınızı atacağınız Hadrian Kapısı, bir diğer adıyla Üç Kapılar’da yaşamaktadır. 

Antalya Kaleiçi tarihçesi içerisinde pek çok uygarlığa rastlamak aslında mümkün… Örneğin Kaleiçi surları, Halenistik Dönem’den başlayarak, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemleri boyunca geliştirilmiş ve tamamlanmıştır. Tüm bu toplumların ortak eseri olması, surları çok daha kıymetli ve ilgi çekici hale getirmektedir. Antalya Kaleiçi tarihçesi elbette tarih tutkunlarını bu açıdan daha da ilgi çekici hale getirmekte, içten dışa doğru surlarla çevrili bu eski yerleşim bölgesini dolaşanları, adeta zamanda yolculuğa çıkarmaktadır. Ancak, hiç kuşkusuz Antalya Kaleiçi tarihçesi neden bu kadar zengin diye düşündüğümüzde, şehrin bir liman kenti olduğuna dikkati çekmek gerekir. Kaleiçi, aynı zamanda şehrin korunaklı bir limanına da ev sahipliği yapmakta, falezlerle çevrili antalya kıyılarının doğal yapısının, bunu desteklemekte olduğu görülmektedir.

Antik kaynaklar, Antalya Kaleiçi tarihçesi hakkında oldukça kıymetli bilgiler vermektedir. Bunlardan biri, Antalya’da bir korsan limanı olduğuna işaret etmektedir. Korykos adı verilen bu korsan limanına bu ismi, tam da bahsettiğimiz, bölgenin korunaklı liman yapısından aldığı, “kaya kovuğu” anlamı taşıdığı bilinmektedir. Güvenli suları, Antalya’yı belki de bu nedenle ta M.Ö 2’nci yüzyıldan bu yana bir yerleşim bölgesi olarak tarih kitaplarına yazdırmıştır.

Antalya Kaleiçi tarihçesi içerisinde, yüzyıllarca toplumların, üzerine izlerini bıraktığı, sağlamlaştırdığı ve dimdik bugüne kadar yükselmesini sağladığı surlardan bahsettik. Bu surlar, Kaleiçi’ni karadan çevreler ve limana kadar iner. Kaleiçi’ne girişte, surların uzandığı sıra boyunca Saat Kulesi ve Üç Kapılar yani Hadrianus Kapısı dikkati çekecektir. Bu yapılar, Antalya’nın ikonik tarihi eserleri haline gelmiş ve Antalya’yı her ziyaret edenin mutlaka çok iyi bildiği yerler olarak adından söz ettirmiştir.

Antalya Kaleiçi tarihçesi içerisinde mimari

Surlar, büyük taş bloklardan oluşmaktadır. Surların bir kısmı harabe, bir kısmı ise ayakta, Kaleiçi’ni saran iki kola benzemektedir. Surlar ve Kaleiçi’nin kendine özgü dokusunu, mimarisini oluşturan eski yerleşimlerle bu bölge, SİT alanı olarak koruma altına alınmıştır. Zaman zaman restorasyon çalışmaları ile bu doku korunmakta, tarihe uzanan yolcuğun yarattığı his baki kalmaktadır.

Antalya Kaleiçi tarihçesi elbette Kaleiçi’ni saran surlarda kullanılan taş bloklardaki antik yazıtlarla süslenmiştir. Surlarla birlikte, aynı zamanda tarihi yerleşimlerde ve eserlerde, bu antik yazıtlara rastlayabilir ve pek çok Kaleiçi tutkununun çektiği fotoğraflarda, bu yazıtların fotoğraflandığını gözlemleyebilirsiniz.

Üstelik Antalya Kaleiçi tarihçesi yalnızca yerleşimler aracılığıyla günümüze taşınan bilgilerden oluşmaz. Onu asıl özel kılan eserler de Kaleiçi’nin ikonik silüetini oluşturmaktadır. Hıdırlık Kulesi, Yivli Minare, Kesik Minare, Karatay Medresesi, Tekeli Mahmut Paşa Camii, Keyhüsrev Medresesi, İskele Camii gibi yapılar, Kaleiçi’nde görkemli bir şekilde varlıklarını korumakta, görenleri hayran bırakmaya devam etmektedir.

Kaleiçi’nde yer alan eski yerleşimler iki veya üç katlıdır. Taşlık ve avluyu içeren giriş katları, üst katta çıkmalar mevcuttur. Sokağa bakan açıda, yüksek pencereler bulunurken, arka cephe, küçük birer bahçeye açılmaktadır. Üst kat odaları, sofaya açılmakta, bazı yerleşimlerde bulunan orta katlar ise, depo olarak kullanılabildiği gibi, aynı zamanda kışlık odalar olarak da değerlendirilebilmektedirler.

Hadrianus Kapısı

Roma İmparatoru Hadrian adına yaptırılan Hadrianus Kapısı, oymaları ve kabartmaları ile bambaşka bir görsel şölen sunuyor. Roma Dönemi’nde, İ.S.130 yılında yapılan bu kapı, işçiliğiyle göz kamaştırıyor. Likya ve Kilikya bölgelerinin ortasında kalan Pamfilya içerisindeki en güzel kapı olarak tarihe notu düşülen Hadrianus Kapısı, tarih boyunca ayakta durmayı başarmış ve bugün, modern dünyanın tarihte yolculuğa açılan kapısı gibi görkemli bir şekilde ziyaretçilerini içeri buyur eden bir yapı olarak Antalya Kaleiçi tarihini taçlandırmıştır.

Yivli Minare

Kaleiçi’nin dünyaca ünlü silüetinin çok önemli bir parçası olan Yivli Minare, Selçuklu İmparatorluğu döneminde yapılmıştır ve pek çok Selçuklu eserinin bir araya gelmesiyle oluşan bir külliyeye sahiptir. Yivli Minare’nin, üzerinde göklere yükseldiği Yivli Camii, Zincirkıran Türbesi, Nigar Hatun Türbesi, Gıyaseddin Keyhüsrev Medresesi gibi yapıların bir araya geldiği Yivli Minare Külliyesi, kentin ilk islami yapısı olan Yivli Minare’ye ev sahipliği yaptığından, son derece büyük ilgi görmektedir.

13’üncü yüzyılda yapılan Yivli Minare, 8 yivden oluşmaktadır. Tuğla ve çini kullanılarak yapılmıştır. 38 metre uzunluğundaki minare, Kaleiçi’nin uzaklardan dahi fark edilebilen, en yüksek yapısıdır. Anadolu’daki çok kubbeli camii mimarisinin en eski örneği olan Yivli Camii ise, 6 adet kubbesi ve yapımında kullanılan antik kalıntılar ile oldukça ilgi çekici ve merak uyandırıcıdır. Cami, 1372 yılında mimar Balaban Tavaşi’ye yaptırılmıştır.

Siz de Antalya Kaleiçi tarihçesi hakkında daha detaylı bilgi almak, bu göz kamaştıran tarihin ayakta kalan eserlerini yerinde incelemek için Antalya seyahatinizi planlayın. Liberty Hotels Lara’da sizleri bekliyoruz.

Foto Galeri